25 Şubat 2010 Perşembe

Misty in Roots

Roots Reggea ve taviz vermeyen liriksel titreşimleriyle bilinen Misty in Roots, Londra’dan çıkan en güçlü canlı reggea gruplarındandır. Irkçılığa karşı rock akımındaki en kararlı güç ve en fazla çalan grup oldu. Bu sayede Tom Robinson, The Ruts ve Elvis Costello ile çalarak geniş bir dinleyici kitlesi oluşturdu.

40 yıllı kapsayan kariyerleriyle, Misty in Roots İngiltere’nin en iyi reggae gruplarındandır. Grup, 1970lerde Londra’dan çıkan en güçlü gruplardan biriydi ve Irkçılığa karşı Rock (Rock against Racism) akımındaki önemli güçlerdendi. 2002 yılında yeni ve muhteşem albümleriyle yeniden moda oldu.(daha güzel bir tanım bulamadım—back in style)

İlk kez 1975’te “Living in the Land of the Common People” gibi şarkılarla Jamaika’da tüm zamanların en iyilerden olan Nicky Thomas ile çaldılar. Nicky Thomas, Misty’nin gelistiği ilham oldu.

1978lerde grup kendi Ortodoks reggea temelini(köklerini) oluşturmaya başladı. Ekonomik düşüş ve kendi Afrika kültürlerinin kavranması ve ruhsal uyanışla yoğrulan (“Ghetto and the city”, “Sodom and Commora”ve “Mankind” gibi , grubun “Live at the counter Eurovision isimli ilk albümlerinde yer alan) güçlü güfteler yarattılar.

Grubun 1978’deki turu sırasında Belçika’da canlı olarak kaydedilen “Live at the counter Eurovision”, hala daha bir çok eleştirmen tarafından en iyi canlı reggea albümü olarak kabul ediliyor. 1979da çıkarılan ilk albümü az sayıda yayınlanan bir dizi single izledi. 1982’deki “Wıse and Foolish” isimli ikinci albümde daha ılımlı, caz ve soul bir hava vardı. İkinci albümün ardından grup 9 ay boyunca Zımbabwe ve Zambia’da kalarak 1983teki “Earth” ve 1983teki “Musi O Tunya” albümlerinin oluşumuna olanak veren tecrübeler yaşadılar.

“Earth”, toprak ananın, insanlığın açgözlülüğü, zulmü ve bilinçsizliği nedeniyle gördüğü zararı (çaresizliği--devastation) anlatan bir müzikal dökümantasyondur.

“Musı O Tunya” grubun Afrika için duydukları sevginin bir yansımasıdır. Şimşek gibi çakan duman anlamına gelen Musi O Tunya, Zimbabwe ve Zambia’nın birleştiği ve büyük Zambezi nehrinin Güney Afrika’nın en muhteşem görüntülerini oluşturduğu yerdir. Buradaki şelaleler, Viktorya Şelaleleri olarak bilinir.

1987 yılında grup atalarının ruhsal evi olan Batı Afrika’ya ilk yolculuğunu yaptı. Sürgünde 400 yıldan sonra bölgeye ayak basmak çok hoş bir deneyimdi.

1989da Misty in Roots ve Kaz Records’un arkadaşlığı Misty’i tekrar zirveye taşıyan Foward albümünün çıkmasını sağladı.

Yeni Milenyumda, Misty in Roots’un eserlerine baktığımız zaman, birlikte çalışan bu yeteneklerin yoğun bir şekilde, herkesin dinleyebileceği doğru ve iç açıcı müzik yarattığını ve dancehall müzik gibi akımlara kapılmayıp köklerine bağlı kaldıkları için ne kadar haklı olduklarını görebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


MusicPlaylistView Profile
Create a playlist at MixPod.com