Şu anda ne üzerinde çalışıyorsunuz?
-Bugünlerde stüdyoda zaman geçiriyorum, kendi başıma bir LP kaydetmekle meşgulüm. Sadece kendim için çalışıyorum, tek başıma! Süper bir şey bu.
Nasıl bir şey sizin için müzik?
-Müziğin ruhlarımızı iyileştirmede çok önemli bir gücü var. Öte yandan müzik devrimci bir şey: insanların eşitliğini, haklarını vurgulayan, onların peşinde koşan, onlar için mücadele eden bir güç.
Kariyeriniz boyunca her tür müzisyenle çalıştınız. Şimdi de trip hop’çılarla yan yana görüyoruz sizi. Hangisinden daha çok etkilendiniz?
-Ben kendimi bir enstrüman gibi görüyorum. Klasik ya da yeni, hiç fark etmiyor, başka müzisyenlerle çalışmak çok hoşuma gidiyor. Hele genç müzisyenler... Onlarla bir kavgaya girişmek yerine nasıl onlardan beslenirim, onun derdindeyim. İki oğlum var, ikisi de hip hopa meraklı.
Massive Attack’la olan çalışmalarınız reggae’yi elektronik sahnenin içine almıştı. Massive Attack konusunda ne düşünüyorsunuz şimdi? Beraber yeni projeleriniz olacak mı?
-Massive Attack benim müziğime birçok yeni kapı açtı. Onlara derin bir minnet ve saygı duyuyorum. Umarım aynı şeyi onlar da benim için düşünüyorlardır. Massive Attack hayranlarına da bir müjde vereyim: 2006’da onlarla yeni bir LP’miz yayınlanacak.
Trip-hop& jungle’da reggae&dub etkileri gittikçe artıyor son zamanlarda. Sizce bunun nedenleri ne olabilir?
-Dünya değişiyor hayatım... Birçok sebebi var bunun ama bence hiç biri önemli değil. Birbiriyle çelişen, çatışan şeyler bile artık birbirinin içine giriyor, işbirliği yapıyor. Bu iyi bir şey, inan bana.
Daha önce Massive Attack zamanında da İstanbul’u ziyaret etmiştiniz. Gezebilme şansınız olmuş muydu İstanbul’u? Neler hatırlıyorsunuz?
-Evet, Massive Attack’la birlikte İstanbul’u 3 kez ziyaret ettim. En çok da Boğaz turunu sevmiştim. Üzüldüğüm şey İstanbul’a her gelişimin 2 günle sınırlı kalmış olması. İstanbul gibi büyük bir şehir için 2 gün çok yetersiz. Umarım bu sefer İstanbul’u gezecek daha çok vaktim olur.
Türk izleyicilerle ilgili yorumunuzu merak ediyorum.
-Dürüstçe söyleyeyim, pırıl pırıl bir seyirci var Türkiye’de. Şehirle ilgili çok fazla şey söyleyemeyeceğim ama Türk seyircisinden gerçekten etkilendim. Sahnede benimle birlikte şarkılarıma eşlik etmeleri beni çok şaşırtmıştı. Anadili İngilizce olmayan bir ülke için böyle bir manzara şaşırtıcı.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder