14 Ocak 2011 Cuma

Rastafari





























Ras’ Etiyopya krallarının sanı. ‘Tafari’ ise Etiyopya kralı Haile Selassie'nin kısa adı. Dolayısıyla rastafari ‘Kral Selaisse" anlamına geliyor. 1898-1975 yıllarında Afrika'da yaşamış bir kralın Jamaika’yla ne alakası var derseniz depresyonun, ırkçılığın ve sınıf ayrımının insanları hayattan bezdirdiği 30’lu yıllarda kenar mahallelerde doğan siyah güç hareketi, Marcus Garvey'in ‘Afrika'ya geri dön’ sloganıyla kendine kimlik buluyor ve yoksul halk kurtuluşun anahtarının Afrika’da olduğuna inanmaya başlıyor. Tam bu sırada Haile Selassie Etiyopya tahtına çıkıyor. İncil’deki halkını ait oldukları topraklara döndürecek olan kralın, yani beklenen mesihin Haile Selassie olduğuna inanmak bu insanlar için işten bile değil. Rastafarianlar Musa'nın asıl yol gösterdiği kutsal kavmin zenciler olduğunu savunuyor ve Batı Hint adaları yerlilerinin bir gün Afrika’ya geri döneceklerine inanıyor. Rastafarianizim'de kutsal vadedilmiş topraklara yani Etiyopya’ya ‘zion’ (Jah’ın bulunduğu yer, cennet) deniyor. Bob Marley'in de mensuplarından biri olduğu bu dinin ilahileri daha sonraları Jamaika'da reggae müziğine kaynaklık etmiş.

Rastafarianlar kendi içlerinde birçok kola ayrıldıklarından değişik inanışlara ve Jah (tanrı) kavramına sahipler. Jah insanın vücuduna dikkat etmesini ve topraktan çıkan bitkilerin yaşam için kullanılması gereken şeyler olduğunu söyler. Birçok rastafarian ganja (kutsal ot) içerek ruhi doyumluluğa ulaştıklarına ve bunun rastafarianizmde bir tür Jah’a tapınma olduğuna inanıyor. Bu yüzden Jamaika’da kiliselerde marijuana içmek serbest, daha doğrusu rastafarianların sadece kilisede içmelerine izin veriliyor. Etin sınırlı türlerini yiyorlar. Mesela kabuklu deniz hayvanı ve domuz eti yemiyorlar. Alkol kullanımını genellikle zararlı olarak görüyorlar. Jamaika bayrağının renkleri olan siyah, sarı ve yeşil, rastafarianlar için çok önemli. Siyah Afrika halkını, sarı güneş ışığını ve ülkenin doğal kaynaklarını, yeşil ise insanların üzerinde yürüdüğü dünyayı ve tarımı simgeliyor.

Dil meselesi

Jamaika’da yerli halk İngilizce-Afrika dili karışımı bir lehçe olarak kabul edilen ve ‘creole’ olarak bilinen kendilerine özgü bir İngilizce konuşuyor. Genellikle Afrika ve Amerika kıtalarında, eski sömürgeci ülkenin diliyle yerel dilin ya da sonradan getirilen kölelerin dilinin karışımından oluşan melez dillerin tümüne, birbirleriyle hiç alakaları olmasa bile ‘creole’ deniyor. Her creole dil gibi Jamaika halkının konuştuğu İngilizce de bizim bildiğimizden epey farklı. Sesli harfler diğer Afrika dillerinde olduğu gibi telaffuz ediliyor. Dilbilgisi kurallarıyla uğraşmaktan pek hoşlanmayan Jamaikalılar kendi dilbilgisi kurallarını koymuşlar. ‘I’ yerine de her daim ‘me’ diyorlar. Mesela ‘I read book’ demek yerine ‘Me a read book’ diyorlar. Onlar sizin ne dediğinizi çok iyi anlıyorlar ama telaffuz değişiklerinden dolayı sizin onları anlamanız oldukça güçleşiyor. Hatta bazen Amerikalılar bile halkın ne konuştuğunu anlamakta zorluk çekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


MusicPlaylistView Profile
Create a playlist at MixPod.com